Tarih Boyunca Peygamberlere ve Tertemiz Müslümanlara Atılan Cinsellik Konulu İftiralar
- Bölüm 2
İğrenç Bir İftirayla Kavminin Münafıkları Tarafından Şehit Edilen Hz. Zekeriya
Hz. Zekeriya, İsrailoğulları'na gönderilen, Allah'ın Kuran'da övgüyle bahsettiği peygamberlerdendir. Allah'ın seçip hidayete eriştirdiği, salihlerden, takvası ve güzel ahlakıyla alemlere üstün kılınan elçilerden olduğu ayetlerde şöyle anlatılır:
Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir. İsmail’i, Elyasa’yı, Yunus’u ve Lut’u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık. Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 85-87)
Yine Kuran'da bildirildiği gibi, Rabbimiz Hz. Zekeriya'ya mucizevi bir şekilde Hz. Yahya'yı armağan etmiştir. Çünkü hem yaşları itibariyle hem de sağlık nedenleriyle kendisinin ve eşinin çocuk sahibi olmaları mümkün görünmemektedir. Nitekim Hz. Zekeriya da bu müjdeyi duyduğunda "...Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Meryem Suresi, 8) şeklinde karşılık vermiştir.
Ayrıca Allah Hz. Meryem annemizin yetiştirilmesinden Zekeriya Peygamberi sorumlu kılmıştır. (Ali İmran Suresi, 37) Böylece Hz. Meryem'in en güzel şekilde yetişmesini sağlamıştır. Onu seçmiş, tüm kötülüklerden arındırmış ve alemlerin kadınlarına üstün kılmıştır. (Ali İmran Suresi, 42) Hz. Meryem saliha bir mümindir; Hz. Zekeriya gibi, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah'a yönelen, Allah'ın ismini yücelten, Rabbimiz'e gönülden bağlı bir mümindir. Allah Kuran'da onun iffetine olan düşkünlüğünü överek güzel ahlakını tüm Müslümanlara örnek göstermiştir. (Tahrim Suresi, 12) Allah, Hz. Zekeriya'nın eğitimiyle, Hz. Meryem'i üstün ve seçkin bir peygamberin ahlakıyla ahlaklandırmıştır.
Hem Kuran'da hem de İncil'de, Hz. Meryem'in, Cebrail ile görüştüğü, kendisine hiçbir insan eli değmeden, Allah'ın dilemesiyle, Hz. İsa'ya hamile kalacağı bildirilir. Bununla birlikte, İncil'de bir bilgi daha verilir: Melek ile görüşmesinin hemen ardından, Meryem annemiz, akrabaları olan Hz. Zekeriya ve Hristiyan kaynaklarında ismi Elizabeth olarak geçen eşinin evine gitmiş (Luka, 1:36-40) ve onların yanında üç ay kadar kalmıştır (Luka, 1:56).
Hz. Meryem Allah'tan bir mucize olarak babasız bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğu ile kavminin içine girdiğinde, azgın münafıkların çirkin ve akıl almaz iftiralarına maruz kalmıştır. Bunlardan birisi, evinde üç ay kalmasından dolayı, haşa, "Hz. Meryem ile Hz. Zekeriya'nın zina yaptığı" ve "çocuğun babasının Hz. Zekeriya" olduğu şeklindeki alçakça bühtandır.
Oysa, münafıklar hem Hz. Zekeriya'nın hem de Hz. Meryem'in üstün ahlaklı, iffetli, takva sahibi, Allah'tan çok korkan kişiler olduklarını gayet iyi bilmektedir.
Allah Hz. İsa'yı henüz beşikteyken konuşturarak bir mucize ile onları tüm iftiralardan temize çıkarmıştır. (Meryem Suresi, 29-34) Kavimlerinin şedid münafıkları ise, bu mucizeye bizzat şahit oldukları halde söz konusu iğrenç ve insafsız iftirayı sürdürmüşlerdir.
Dönemin bu gözü dönmüş ikiyüzlüleri sadece iftira ile yetinmemişler; seçkin bir peygamber olan Hz. Zekeriya'yı, kendilerince cezalandırmak amacıyla, toplu olarak acımasızca katletmişlerdir. Münafıklar gerçekte dindarlığından, yüksek imanından, güzel ahlak ve takvasından, Allah'ın seçkin ve üstün kıldığı bir kulu olmasından duydukları kin, öfke ve haset nedeniyle zina iftirasını bahane ederek alçakça intikam alma yoluna gitmişlerdir. Bu tertemiz elçinin çok yaşlı olması bile onları durdurmamıştır. (En doğrusunu Allah bilir) İslami kaynaklarda şöyle aktarılır:
"Bu iftiraları çıkaranların elebaşları, Zekeriya Aleyhisselam'a kötülük etmeye karar verirler. Onu takibe alırlar. Bir gün tenha bir yerde Zekeriya Aleyhisselam'ı kıstırırlar. Yaşı oldukça ilerlemiş bulunan Zekeriya Aleyhisselam adamların kötü niyetli olduklarını anlar ve onlardan uzaklaşmaya çalışır." Hz. Zekeriya bir ağacın içine saklanarak kurtulmaya çalışırsa da, "ağaçtan dışarı sarkan elbise parçasını görünce bu işte bir tuhaflık olduğunu anlarlar ve ağacı kesmeye karar verirler. Ağacı ortadan keserler. Böylece ağacın içinde bulunan Zekeriya Aleyhisselam da ağaçla birlikte kesilir ve şehit peygamberler kervanına katılır. (Peygamberler Tarihi, Osmanlı Yayınevi, Cilt I, s.275)
Sayın Adnan Oktar A9 TV yayınında Hz. Zekeriya'nın şehadetini şöyle anlatmıştır:
"Mesela Zekeriya (as)’a geliyorlar, Hz. Zekeriya (as) kütüğün içine girdi ‘Allah’tan başka baki olan yoktur’ dedi ‘Allah’tan başka baki olan yoktur’ adamlar hızarla doğradılar, ortadan biçtiler Zekeriya Peygamberi. Cenab-ı Allah istese onu da göğe alırdı, almadı. Şehadetini uygun gördü." (A9 TV, 5 Ekim 2016)
Matta İncili'nin 23. bölümü de Hz. Zekeriya'nın münafıklar tarafından şehit edildiğini doğrular mahiyettedir. Bu bölüm başından sonuna kadar Hz. İsa'nın "vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler" diye seslendiği, şiddetli bir şekilde eleştirip, uyardığı ve hakka davet ettiği kavminin münafıkları ile ilgilidir. Yine bu bölümde Hz. İsa, Habil'in kanından Hz. Zekeriya'nın şehit edilmesine kadar, yeryüzünde akıtılan her doğru kişinin kanından Allah katında münafıkların sorumlu tutulacağını şöyle dile getirir:
İşte bunun için size peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldürecek, çarmıha gereceksiniz. Kimini havralarınızda kamçılayacak, kentten kente kovalayacaksınız. Böylelikle, doğru kişi olan Habil'in kanından, tapınakla sunak arasında öldürdüğünüz Berekya'nın oğlu Zekeriya'nın kanına kadar, yeryüzünde akıtılan her doğru kişinin kanından sorumlu tutulacaksınız. (Matta, 23:34-35)
Burada kastedilenin Zekeriya peygamber olduğu açıktır. (En doğrusunu Allah bilir) Dolayısıyla, Habil'den Hz. Zekeriya'ya, ondan da en son şehit edilen müminin kanına kadar tümünden münafıkların hesap vereceği müjdelenmektedir.
"Hz. Zekeriya'yı Hz. İsa'nın babası" olarak sunan hezeyanı ondan sonra yaşayan nesillerde de dile getirmeye devam eden düşük akıllılar olmuştur. 20. yüzyılda bu iftirayı tekrar gündeme getiren kişi, İngiliz bir ilahiyatçı olan Leslie Weatherhead'dir. Londra'daki City Temple Kilisesi'ndeki vaazlarında ve kitaplarında çirkin bir cesaretle bu sapkın iddiasını savunmuştur.
Söz konusu iftirayı Weatherhead'den alarak inançlarının bir parçası yapan bir grup ise Moon tarikatıdır. Yüzbinlerce mensubu olan bu Hristiyan tarikatın İngiliz Derin Devleti ile olan bağlantısı, Sayın Adnan Oktar tarafından şöyle açıklanmıştır:
"Mesela Moon tarikatına da adamlar acayip destek sağladı. Ve rahatça onları kullanıyorlar. Moon tarikatı da İngiliz derin devleti tarafından kullanılan bir yapılanmadır, mesela. Hristiyan bir yapılanmadır." (A9 TV, 28 Eylül 2016)
Sonuç olarak, acımasız iftiralar veya eziyet verici sözler, Hz. Zekeriya örneğinde olduğu gibi, müminleri Allah yolunda yaşamak ve çaba göstermekten asla vazgeçirmez. Müminler, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Rabbimizin, her zaman herşeyi en güzel, en hayırlı, en adil, en hikmetli şekilde yarattığını bilir ve sadece O’na dayanıp güvenirler. Allah’ın dışında hiçbir varlıktan korkmazlar.
Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir. İsmail’i, Elyasa’yı, Yunus’u ve Lut’u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık. Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 85-87)
Yine Kuran'da bildirildiği gibi, Rabbimiz Hz. Zekeriya'ya mucizevi bir şekilde Hz. Yahya'yı armağan etmiştir. Çünkü hem yaşları itibariyle hem de sağlık nedenleriyle kendisinin ve eşinin çocuk sahibi olmaları mümkün görünmemektedir. Nitekim Hz. Zekeriya da bu müjdeyi duyduğunda "...Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Meryem Suresi, 8) şeklinde karşılık vermiştir.
Ayrıca Allah Hz. Meryem annemizin yetiştirilmesinden Zekeriya Peygamberi sorumlu kılmıştır. (Ali İmran Suresi, 37) Böylece Hz. Meryem'in en güzel şekilde yetişmesini sağlamıştır. Onu seçmiş, tüm kötülüklerden arındırmış ve alemlerin kadınlarına üstün kılmıştır. (Ali İmran Suresi, 42) Hz. Meryem saliha bir mümindir; Hz. Zekeriya gibi, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah'a yönelen, Allah'ın ismini yücelten, Rabbimiz'e gönülden bağlı bir mümindir. Allah Kuran'da onun iffetine olan düşkünlüğünü överek güzel ahlakını tüm Müslümanlara örnek göstermiştir. (Tahrim Suresi, 12) Allah, Hz. Zekeriya'nın eğitimiyle, Hz. Meryem'i üstün ve seçkin bir peygamberin ahlakıyla ahlaklandırmıştır.
Hem Kuran'da hem de İncil'de, Hz. Meryem'in, Cebrail ile görüştüğü, kendisine hiçbir insan eli değmeden, Allah'ın dilemesiyle, Hz. İsa'ya hamile kalacağı bildirilir. Bununla birlikte, İncil'de bir bilgi daha verilir: Melek ile görüşmesinin hemen ardından, Meryem annemiz, akrabaları olan Hz. Zekeriya ve Hristiyan kaynaklarında ismi Elizabeth olarak geçen eşinin evine gitmiş (Luka, 1:36-40) ve onların yanında üç ay kadar kalmıştır (Luka, 1:56).
Hz. Meryem Allah'tan bir mucize olarak babasız bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğu ile kavminin içine girdiğinde, azgın münafıkların çirkin ve akıl almaz iftiralarına maruz kalmıştır. Bunlardan birisi, evinde üç ay kalmasından dolayı, haşa, "Hz. Meryem ile Hz. Zekeriya'nın zina yaptığı" ve "çocuğun babasının Hz. Zekeriya" olduğu şeklindeki alçakça bühtandır.
Oysa, münafıklar hem Hz. Zekeriya'nın hem de Hz. Meryem'in üstün ahlaklı, iffetli, takva sahibi, Allah'tan çok korkan kişiler olduklarını gayet iyi bilmektedir.
Allah Hz. İsa'yı henüz beşikteyken konuşturarak bir mucize ile onları tüm iftiralardan temize çıkarmıştır. (Meryem Suresi, 29-34) Kavimlerinin şedid münafıkları ise, bu mucizeye bizzat şahit oldukları halde söz konusu iğrenç ve insafsız iftirayı sürdürmüşlerdir.
Dönemin bu gözü dönmüş ikiyüzlüleri sadece iftira ile yetinmemişler; seçkin bir peygamber olan Hz. Zekeriya'yı, kendilerince cezalandırmak amacıyla, toplu olarak acımasızca katletmişlerdir. Münafıklar gerçekte dindarlığından, yüksek imanından, güzel ahlak ve takvasından, Allah'ın seçkin ve üstün kıldığı bir kulu olmasından duydukları kin, öfke ve haset nedeniyle zina iftirasını bahane ederek alçakça intikam alma yoluna gitmişlerdir. Bu tertemiz elçinin çok yaşlı olması bile onları durdurmamıştır. (En doğrusunu Allah bilir) İslami kaynaklarda şöyle aktarılır:
"Bu iftiraları çıkaranların elebaşları, Zekeriya Aleyhisselam'a kötülük etmeye karar verirler. Onu takibe alırlar. Bir gün tenha bir yerde Zekeriya Aleyhisselam'ı kıstırırlar. Yaşı oldukça ilerlemiş bulunan Zekeriya Aleyhisselam adamların kötü niyetli olduklarını anlar ve onlardan uzaklaşmaya çalışır." Hz. Zekeriya bir ağacın içine saklanarak kurtulmaya çalışırsa da, "ağaçtan dışarı sarkan elbise parçasını görünce bu işte bir tuhaflık olduğunu anlarlar ve ağacı kesmeye karar verirler. Ağacı ortadan keserler. Böylece ağacın içinde bulunan Zekeriya Aleyhisselam da ağaçla birlikte kesilir ve şehit peygamberler kervanına katılır. (Peygamberler Tarihi, Osmanlı Yayınevi, Cilt I, s.275)
Sayın Adnan Oktar A9 TV yayınında Hz. Zekeriya'nın şehadetini şöyle anlatmıştır:
"Mesela Zekeriya (as)’a geliyorlar, Hz. Zekeriya (as) kütüğün içine girdi ‘Allah’tan başka baki olan yoktur’ dedi ‘Allah’tan başka baki olan yoktur’ adamlar hızarla doğradılar, ortadan biçtiler Zekeriya Peygamberi. Cenab-ı Allah istese onu da göğe alırdı, almadı. Şehadetini uygun gördü." (A9 TV, 5 Ekim 2016)
Matta İncili'nin 23. bölümü de Hz. Zekeriya'nın münafıklar tarafından şehit edildiğini doğrular mahiyettedir. Bu bölüm başından sonuna kadar Hz. İsa'nın "vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler" diye seslendiği, şiddetli bir şekilde eleştirip, uyardığı ve hakka davet ettiği kavminin münafıkları ile ilgilidir. Yine bu bölümde Hz. İsa, Habil'in kanından Hz. Zekeriya'nın şehit edilmesine kadar, yeryüzünde akıtılan her doğru kişinin kanından Allah katında münafıkların sorumlu tutulacağını şöyle dile getirir:
İşte bunun için size peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldürecek, çarmıha gereceksiniz. Kimini havralarınızda kamçılayacak, kentten kente kovalayacaksınız. Böylelikle, doğru kişi olan Habil'in kanından, tapınakla sunak arasında öldürdüğünüz Berekya'nın oğlu Zekeriya'nın kanına kadar, yeryüzünde akıtılan her doğru kişinin kanından sorumlu tutulacaksınız. (Matta, 23:34-35)
Burada kastedilenin Zekeriya peygamber olduğu açıktır. (En doğrusunu Allah bilir) Dolayısıyla, Habil'den Hz. Zekeriya'ya, ondan da en son şehit edilen müminin kanına kadar tümünden münafıkların hesap vereceği müjdelenmektedir.
"Hz. Zekeriya'yı Hz. İsa'nın babası" olarak sunan hezeyanı ondan sonra yaşayan nesillerde de dile getirmeye devam eden düşük akıllılar olmuştur. 20. yüzyılda bu iftirayı tekrar gündeme getiren kişi, İngiliz bir ilahiyatçı olan Leslie Weatherhead'dir. Londra'daki City Temple Kilisesi'ndeki vaazlarında ve kitaplarında çirkin bir cesaretle bu sapkın iddiasını savunmuştur.
Söz konusu iftirayı Weatherhead'den alarak inançlarının bir parçası yapan bir grup ise Moon tarikatıdır. Yüzbinlerce mensubu olan bu Hristiyan tarikatın İngiliz Derin Devleti ile olan bağlantısı, Sayın Adnan Oktar tarafından şöyle açıklanmıştır:
"Mesela Moon tarikatına da adamlar acayip destek sağladı. Ve rahatça onları kullanıyorlar. Moon tarikatı da İngiliz derin devleti tarafından kullanılan bir yapılanmadır, mesela. Hristiyan bir yapılanmadır." (A9 TV, 28 Eylül 2016)
Sonuç olarak, acımasız iftiralar veya eziyet verici sözler, Hz. Zekeriya örneğinde olduğu gibi, müminleri Allah yolunda yaşamak ve çaba göstermekten asla vazgeçirmez. Müminler, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Rabbimizin, her zaman herşeyi en güzel, en hayırlı, en adil, en hikmetli şekilde yarattığını bilir ve sadece O’na dayanıp güvenirler. Allah’ın dışında hiçbir varlıktan korkmazlar.

